Sunday, October 15, 2006

Auto-critique

Fransızların sözde ermeni soykırımı yasası mi, yoksa İtalyanların Apo'yu teslim etmemesi mi? Boykotun nedeni neydi ki? hatırlayan var mi? Bizim kendimizi boykot etmeye cesaretimiz yokken, elin yabancısıyla ne yarıştırıyoruz ki?

Genç beyinler, parlak öğrenciler, basarili yöneticiler... Hepsi o "sözde" boykot edilen yerlerde yaşıyorlar... Beyin göçünü "gitti bi daha geri gelmeyecek..." seklinde yorumlayan halkım, fırsatını bulduğunda bavulu ilk toplayan oluyor...

Genç beyinler, parlak öğrenciler, basarili yöneticiler dedim ya, naçizane kendimizi de dahil ediyorum bunların içine... Sırf genç, parlak ve basarili olduğumuzdan değil (ki daha kanıtlanmamıştır!) yurtdışında ülkemizi "temsil" görevini üstlendiğimizden... Bizim görevimiz aslında bu müessir medeniyetlerde birikmiş bilgi ve deneyimi öğrenip ülkemize uygulamak, Türk gençliğinin ve halkının bu gelişmiş milletler seviyesinde yaşamasını sağlamak ve bu tezi savunmak değil miydi?

Etrafıma baktığımda “zavallı ve korkak” genç beyinler, parlak öğrenciler, basarili yöneticiler görüyorum... Fransız parlamentosu'nun yasayı onaylamasının arifesinde "diplomatik atağa kalkan" hükümetimi, Fransız üniversitelerinde yüksek lisans yapan pasif Türk öğrenci arkadaşlarımı, uluslararası şirketlerde çalışan sessiz is adamlarimizi kınıyorum... Sesimizi çıkarırsak bizi Avrupa Birliği’ne almazlar, aman susun oturma/çalışma iznimizi kaldırırlar, bursumu kaybedersem naparim?

Bu kadar kınadın da sen naptin derseniz, yukarıda kendimi bunların içine dahil etmiştim... Köşe dönmecilik ve anı kurtarma uğruna, herseye arkamızı döner olduk, ses çıkarmaz olduk, korkak, pısırık olduk, köprüden gecene kadar ayıya dayı dedik, bize dokunmayan yılana basiretsiz kaldık... Ama o simdi hepimize sokuyor...

Beyin göçü kendi gerçeğimizden kaçmak, inkar etmek; boykot ise hedefi yansıtmaktır... Bunun milliyetçilikle, soykırımla ya da terörle alakası yoktur... Olaydı, en basta Amerika’yı boykot ederdik… Siyasetçiler her zaman tarihi çarpıtmışlardır, Fransızlar ilk değildir… Bush hükümeti, gözümüzün içine bakıp yalan söyleyerek yeni Orta Doğu’yu en bastan inşa ederken kim boykot etti?

Osmanlı’dan miras kalan çok kültürlülük, dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye’de yaşandığı gibi yaşanmıyor... Birçoğumuz, Kürt kökenli vatandaşlarımızın yaptığı ekmeği yiyor, Ermeni kökenlilerin evlerinde oturuyoruz... Ama bugün, farklı dinler, diller ve folklorların oluşturduğu bu mozaigi bozmaya çalışanlara biz de yardim eder olduk... En büyük özelliğimiz diye övündüğümüz, saygı ve yardımlaşma üzerine kurulu "misafirperverliğimiz" yok olmaya yüz tutmuş durumda... Mevlana’nın torunlarıydık biz, Mevlevi olmasak da o değerlerle yoğrulmuştuk... Anadolu çocuklarıydık biz, peki simdi ne olduk?

Kesilen bacağın karşılığında kafa koparacağımıza, kangren olmadan önce önlemi almayı öğrenmemiz gerek… “Eğitim şart”, evet çok klişe ama öyle… Artık ülkemiz ve her birimizin menfaati için uzun dönemli planlar yapmalıyız, stratejik davranmalıyız… Aklimizi ve bilgimizi birbirimizi dolandırmaya değil, beraber daha ileriye gitmeye yönlendirmeliyiz… “Ama eğitim sistemi kotu…” diyenlere cevap: Herseyi başkasından bekleme, artık itilmeden, dürtülmeden biseyler yap; kalk, zıpla, oku, düşün, kendini geliştir… Sen geliştikçe, etrafın geliştikçe, bu kukla hükümetleri seçmeyeceksin artık, bu eğitim sistemine sen yol göstereceksin artık, boykot laflarıyla anlamsız gazlara gelmeyeceksin… Demokrasinin anlamını öğren artık Türkiyem, hükümete oy verme, yön ver!

Ayrıca, küreselleşmiş bi ekonomide yaşıyoruz, bu pazarda kimi boykot ediyorsun? Cezalandırdığın Fransız şirketi mi, yoksa kendi ekonomin mi? Bugün dünya üzerinde hiçbir ülke ekonomisi, kendi başına tüm ekonomik urun ve hizmetleri üretme kapasitesine sahip değil, bu nedenle, ülkeler birbirine bağımlı durumdalar. Hayat standartlarımızı her gün yükseltmeye çalıştığımız bu ortamda, bazı ürünlere boykot uygulayarak, hem bireysel yasam kalitemizi, hem de ulusal gelirimizi düşürdüğümüzü unutmayalım. Boykot sadece ani bir tepkidir, herhangi bir mantıklı dayanağı ve yaptırımı yoktur… Posted by Picasa

0 Comments:

Post a Comment

<< Home